BURSA NUTKU’NDAN ALDIĞIMIZ GÖREVLE CUMHURİYETİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ!
Yürüyüşün ardından Fomara Meydanı’nda yapılan basın açıklamasına, Merkez Yönetim Kurulu Üyelerimizle birlikte, tedavisi devam eden Genel Özlük Hukuk ve TİS Sekreterimiz Yeliz Toy, Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım, Şube Başkanlarımız ve çok sayıda üyemiz, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Genel Sağlık-İş, Tüm Yerel Sen, Tüm Emekliler Sendikası, ADD, ÇYDD il örgütleri katıldı. Genel Başkanımız Kadem Özbay’ın burada yaptığı açıklama şöyle:
Bugün burada Cumhuriyetimize, bağımsızlığımıza, emeğimize ve gelecek nesillerimize sahip çıkmak için buluştuk! Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emaneti olan Cumhuriyetimizi savunmak, onu yükselterek daha ileri taşımak için buradayız!
Bugün burada bir söz veriyoruz: Cumhuriyetimi kimseye teslim etmeyeceğiz! Onu yozlaştırmak isteyenlere, devrimleri unutturmak isteyenlere, halkı yoksulluğa mahkum edenlere, özgürlüklerimizi kısıtlayanlara geçit vermeyeceğiz!
Tarih boyunca kaç lider, devletinin bile zayıflığa düşebileceğini görerek, gelecekteki iktidarların yozlaşabileceğini hesaba katıp, tüm umudu gençliğe bağlamıştır? Kaç lider, gençleri yalnızca birer takipçi değil, ülkenin kaderini değiştirecek güç olarak görmüştür? Atatürk, gelecek iktidarlar konusunda yanılmamış, gençliği de Cumhuriyetin en büyük teminatı olarak görmüştür ve haklı çıkmıştır!
Atatürk, 5 Şubat 1933’te Bursa Nutku’yla bizlere şu tarihi görevi vermiştir:
"Türk genci devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimi ve devrimlerin anlamını, değerini kavramış, benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, 'Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, adalet örgütü vardır' demeyecektir. Hemen işe karışacaktır. Eliyle, diliyle, gerekirse silahıyla."
Bizim silahımız kalemlerimizdir; çünkü bizler yeni nesilleri aklın ve bilimin ışığında yetiştirerek karanlığa karşı mücadele ediyoruz!
Biz öğretmenleriz, eğitim emekçileriyiz! Geleceği şekillendiren elleriz! Her dersimizde özgür düşünmeyi, sorgulamayı, bilimi ve Cumhuriyet değerlerini aşılıyoruz. Çünkü biliyoruz ki eğitim, bağımsız ve çağdaş bir toplumun en güçlü teminatıdır.
Biz çocuklarımızı gençlerimizi cehaletin, dogmaların ve baskının pençesine bırakmayacağız! Onları, Atatürk’ün gösterdiği çağdaş medeniyet yolunda ilerleyen, sorgulayan, üreten bireyler olarak yetiştireceğiz!
Bizler yılmayacağız! Okullarımızı gericiliğin değil, bilimin yuvası yapacağız! Eğitimi tarikatlara, cemaatlere teslim edenlere geçit vermeyeceğiz!
Çünkü bizim mücadelemiz, Cumhuriyetimizin ve geleceğimizin mücadelesidir!
Baskıya, zulme, adaletsizliğe boyun eğmeyeceğiz! Omuz omuza verdiğimizde, hiçbir güç bizi yolumuzdan döndüremez!
Halkın vicdanı susturulamaz, sindirilemez, teslim alınamaz!
Bugün burada, bu bilinç ve kararlılıkla bir araya geldik! Cumhuriyetimizi, özgürlüğümüzü, emeğimizi, geleceğimizi koruyacağız! Çünkü biz bu vatanın gerçek sahipleriyiz!
Ey halkın vicdanı, ey Cumhuriyetin evlatları!
Bursa Nutku’ndan aldığımız bu görevle omuz omuza yürüyoruz! Cumhuriyetimizi koruyacak, demokrasiye, laikliğe ve sosyal adalete sahip çıkacağız!
Çünkü AKP iktidarı, Cumhuriyetin kazanımlarını yok etmeye, halkı baskı altında tutmaya, emekçiyi sömürmeye devam ediyor. Hukukun üstünlüğü ayaklar altına alınıyor, adalet saraylarında ranta hizmet ediliyor, basın susturuluyor, kadın hakları yok sayılıyor, eğitim gericileştiriliyor, doğa talan ediliyor!
Ekonomi çökmüş, halk açlık sınırında yaşamaya mahkûm edilmiştir. İşçiler, emekçiler sefalet içinde, emekliler aç, gençler işsiz, kadınlar güvencesizdir! Öğretmenlerimiz güvencesiz çalışma koşullarına mahkûm edilmekte, meslek onurları hiçe sayılmaktadır. AKP’nin yandaş kayırmacılığı, halkı yoksulluğa ve çaresizliğe mahkûm etmektedir. Kamu kaynakları sermayeye peşkeş çekilirken, halktan alınan vergilerle bir avuç imtiyazlı azınlık beslenmektedir.
Ekonomik krizle her geçen gün ağırlaşan hayat koşulları, temel ihtiyaçlarımızı bile karşılayamaz hale gelmemize yol açmıştır. Açlık sınırında yaşamaya zorlanan milyonlar olarak, bu düzenin sürdürülemez olduğunu haykırıyoruz!
Bugün eğitim, Milli Eğitim Bakanlığı’nın eliyle, cemaat ve tarikatların insafına terk edilmektedir. Okullar, devletin denetiminden çıkarılarak, çeşitli protokoller ve etkinlikler bahanesiyle tarikatlara açılmıştır. Çocuklarımız, yasal olmayan sıbyan mekteplerine, medreselere yönlendirilmekte, zorunlu eğitim sistemi tarikatların keyfine göre şekillendirilmektedir.
Eğitimin temel ilkeleri, laiklik ve bilimsel eğitim doğrudan bakanlık eliyle yok edilmekte, okullar liyakatsiz kadrolar aracılığıyla gericiliğin üssü haline getirilmektedir. Laiklik, yalnızca bir tercih değil, bu ülkenin bir arada kalmasının, bağımsızlığının ve çağdaşlaşmasının en temel güvencesidir! Laikliğin yok edilmesi demek, bir toplumun karanlığa sürüklenmesi demektir.
Bizler bunlara sessiz kalmayacağız! Bizler Cumhuriyetimizin ve halkımızın onurunu hiç kimseye çiğnetmeyeceğiz!
Emekçiler, öğrenciler, Cumhuriyet aşıkları!
Gözlerinizdeki ateş sönmeyecek, sesiniz asla kısılmayacak! Güçlüyüz, haklıyız, kararlıyız! Bu ülke bizim! Bu vatan bizim! Cumhuriyet bizim!
Yaşatacağız! Yaşatacağız! Yaşatacağız!
Yaşasın Cumhuriyet!
Yaşasın Atatürk devrimleri!