Türkiye Cumhuriyeti, 3 Mart 1924’te kabul edilen üç devrim yasasıyla, laikliğin, bilimsel eğitimin ve modern hukukun temellerini atmıştır.
Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitimde birlik sağlanmış, cemaat ve tarikatların eğitim üzerindeki etkisi sona erdirilmiştir.
Şeriye ve Evkaf Vekaleti’nin kaldırılması ile hukuk sistemi çağın gereklerine uygun hale getirilmiş, dinin devlet yönetimi üzerindeki etkisi son bulmuştur.
Halifeliğin kaldırılması ile ise teokratik yönetim anlayışı tarihe karışmış, Türkiye tam anlamıyla laik bir devlet olma yoluna girmiştir.
Bu devrim yasalarıyla Türkiye, bulunduğu coğrafyada ilk laik devlet olarak bir örnek oluşturmuş, ancak bugün AKP’nin sistemli politikalarıyla yüzyıl geriye götürülmek istenmektedir. Son 23 yıldır laik Cumhuriyet kazanımları, birer birer aşındırılmakta, eğitim ve toplumsal yapı dini referanslarla şekillendirilmeye çalışılmaktadır.
AKP’nin en büyük hedeflerinden biri eğitimi tamamen dinselleştirmek, bilimsel düşünceyi yok etmektir. Cemaat ve tarikatların eğitim sistemi üzerindeki etkisi arttırılmış, laik eğitime karşı sistemli bir savaş başlatılmıştır.
Tevhid-i Tedrisat Kanunu, AKP tarafından bilinçli bir şekilde delik deşik edilmiştir. Devletin asli görevi olan eğitimi cemaatlerin, vakıfların, tarikatların eline teslim eden AKP, çocukları çağdaş, bilimsel ve özgür bireyler olarak yetiştirmek yerine dogmatik öğretilerin esiri haline getirmeyi hedeflemektedir.
Bu sürecin en tehlikeli adımı ise karma eğitime son verme girişimleridir. Eğer karma eğitim kaldırılırsa, Tevhid-i Tedrisat fiilen yok olacak ve Türkiye yeniden çok başlı, tarikatların ve cemaatlerin yönettiği bir eğitim sistemine sürüklenecektir. Bu, Atatürk devrimlerine açık bir saldırıdır. AKP, eğitimi bir araç olarak kullanarak toplumu dindarlaştırmayı ve kendi otoriter düzenini pekiştirmeyi amaçlamaktadır.
Laiklik, özgürlüğün ve insan onuruna yakışır bir yaşamın garantisidir. AKP’nin dayattığı karanlık zihniyet, kadınları ikinci plana itmek, çocukları dini eğitimle şekillendirmek ve toplumun sorgulama yetisini yok etmek istemektedir.
Eğitim-İş olarak,
• Laik, bilimsel ve çağdaş eğitim sistemini korumak için mücadelemizi sürdüreceğiz.
• Türkiye’nin eğitim sistemini tarikat ve cemaatlere teslim eden anlayışa karşı dimdik duracağız.
• AKP’nin gerici politikalarına karşı Cumhuriyet’in kazanımlarını sonuna kadar savunacağız.
Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk’ün izinde, laik ve çağdaş bir ülke olarak varlığını sürdürecektir!
Eğitim iş
3 MART DEVRİM YASALARI 101 YAŞINDA: KARANLIĞA GEÇİT VERMEYECEĞİZ 03 Mart 2025, 10:02
Bugün, Türkiye’nin modernleşme sürecinde kritik bir dönüm noktası olan 3 Mart 1924 Devrim Yasalarının kabul edilişinin 101. yıl dönümünü kutluyoruz.
Atatürk'ün öncülüğündeki devrimlerden, 3 Mart 1924'te kabul edilen “Hilafetin Kaldırılması”, “Şer'iye ve Evkaf Vekâletinin Kaldırılması” ile “Eğitim ve Öğretim Birliği” yasaları, Cumhuriyet’in temel ilkelerinin pekiştirilmesi ve çağdaş, laik bir devlet yapısının oluşturulması açısından büyük önem taşımaktadır.
Bu yasalar, Türkiye’nin demokratik, laik ve çağdaş bir hukuk devleti olma yolunda attığı en önemli adımlardan biridir. Aradan geçen bir asırda bu reformlar, eğitimden hukuka, toplumsal yaşama kadar pek çok alanda Türkiye’nin ilerlemesine katkı sağlamıştır. Bugün bu devrim yasalarının mirasını korumak ve gelecek nesillere aktarmak, Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmanın en önemli yollarından biridir.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak Atatürk'ün devrimlerine ve Cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkmaya devam edeceğiz.
Ülkemizde tarikatlara, cemaatlere ve gericiliğe geçit vermeyeceğiz.
3 Mart Devrim Yasalarının 101. yılı kutlu olsun!
Birleşik Kamu İş